KLİMATERAPİ

 KLİMATERAPİ

Bir kür merkezinin hava sıcaklığı, hava basıncı, nem, rüzgar, oksijen, aerosoller, ultraviyole, iyonlar, elektrik ve manyetik alanlar, vd. gibi spesifik lokal iklimsel etkenlerinin yararlı ve olumlu etkilerinin tedavi amaçlı kullanılmasıdır. Klimaterapi uygulamaları kaplıca tedavisi kapsamında yer alır.

Astma bronşiyal, Kronik bronşit, Allerjik üst solunum yolları hastalıkları, Pnömokonyoz, Cilt Hastalıkları gibi Solunum Sistemi Hastalıkları’nın tedavisinde daha çok klimaterapi (iklim kürleri) ağırlıklı olarak yapılan kürler olumlu sonuçlar sağlamaktadır.

Ekzema, Akne (A. vulgaris, A.Conglobata), Psöriasis (R Vulgatis, Parapsoriasis), Nörodermit, Kronik rezidüel ürtiker, Lokomotor Sistem Hastalıkları’nın tedavisinde daha çok klimaterapi ağırlıklı balneoterapi, balneoklimaterapi, balneohelioterapi, bal-neofototerapi yöntemlerinden olumlu sonuçlar alınmaktadır.

Kompanse kalp yetmezliği, Fonksiyonel dolaşım bozukluğu, Esansiyel hipertansiyon, Varisler, Periferik arter hastalıkları, Esansiyel hipontansiyon (özellikle ortostatik), Mide-Barsak -Metabolizma Hastalıkları’nın tedavisinde daha çok Balneoklimaterapi (banyo ve iklim kürleri) ağırlıklı uygulamalardan başarılı sonuçlar alınmaktadır.

KAPLICA SULARININ ETKİ NEDENLERİ

KAPLICA SULARININ ETKİ NEDENLERİ :
Kaplıca tedavisinde etkili olan başlıca etkenler arasında şunlar belirtilebilir :
Uygulanan tedavi yöntemleri,
Ortam değişimi,
İklimsel etkenler,
Plasebo etki,
Psikolojik etkenler,
Günlük yaşantının düzenli olması,
Olumsuz çevresel etkenlerin bulunmaması,
Destek yöntemler (sağlık eğitimi, psikolojik destek, diyet düzenlenmesi, günlük yaşantının düzenlenmesi).

SUYUN FİZYOLOJİK ETKİLERİ Dolaşım sisteminde kalbe dönen kan miktarı ile akciğere dönen kan miktarı artar. Kalp daha güçlü kasılır. 33ºC-35ºC’de %30-35, 37ºC’de %80, 39ºC de %120′e kadar artar. İçine girilen suyun sıcaklığı arttıkça kalbin pompaladığı kan miktarında da artış olur. 33ºC-35ºC’de %50, 37ºC-39ºC de %70′e kadar yükselir. Sıcak suya ilk girişte kalp hızı artar. Nötral ısılarda 37ºC-39ºC de 10-35/dk kadar minimal değişiklik olur. Su sıcaklığı arttıkça ve suda kalış süresi uzadıkça TA düşer. Kalbe dönen kan miktarının artmasıyla otonom sinir sistemi devreye girer ve periferik vasküler direnci düşürerek kan basıncını regüle eder.

Her kaplıcanın özelliğine göre bir faydalanma şekli vardır. Kiminin suyunu içerken kimi ile banyo yapılır. Bir diğerinin çamur veya buharından istifade edilir.

Kaplıca suyunun içerdiği özelliklere göre çeşitli hastalıkların tedavisinde yararlanılabilmektedir :

BANYONUN ETKİLERİ

KAPLICA SULARI İLE YAPILAN BANYONUN ETKİLERİ)

Özel etkiler :
1- Mekanik (fiziksel) etkiler : Kaldırma kuvveti, Hidrostatik (suyun vücut yüzeyine yaptığı) basınç, Viskozite (Su içi yapılan harekete suyun relatif direnci)
2- Termik (Sıcaklık) etkiler
3- Kimyasal (Mineral) etkiler
B) Genel etkiler : Belli aralıklarla tekrarlanan uyaranlarla organizmanın kendi güçlerinin harekete geçirilmesi temeline dayanır. Burada hem çevresel klimatik değişikliklerin ve diğer tedavilerin hemde termomineralli kaplıca suyu ve çamurlarının fiziksel, kimyasal, termik etkilerinin rolü vardır. Kaplıca tedavisinden sonraki genel etkiler; hem uzun yıllara dayalı gözlem ve deneyimlerin hem de klinik çalışmaların ortaya koyduğu gibi 6 - 12 ay sürebilmektedir.

HANGİ HASTALAR KAPLICAYA GİREMEZ ?

HANGİ HASTALAR KAPLICAYA GİREMEZ ?
Ateşli hastalıklar, sistem enfeksiyonları, 
Alevli dönemde iltihabı-romatizmal hastalıklar, 
Ağır kansızlık, 
Kanser ve benzeri habis hastalıklar, 
Kanamalı hastalıklar ve kanamaya meyil, 
Kadınlarda adet dönemleri, gebelik ve doğum sonrası dönemler, 
Ağır kalp, Akciğer, Böbrek ve Karaciğer hastalıkları ve yetmezlikleri, 
Koroner arter hastalıkları; kalp krizi geçirmiş hastalar, yakın zamanda kalp anjini-spazmı geçirmiş hastalar, 
Oynak hipertansiyonu veya kan basıncı sürekli sistolik 150 mmHg üzerinde seyreden hastalar 
Yaygın varisler, iltihabı ve/veya tıkayıcı damar hastalıkları, 
Kontrol altına alınmamış ve insüline bağımlı şeker hastalığı, 
Akut yada kronik üriner, bilier ve istestinal tıkanmalar, 
Açık yaralar, 
6-12 aydan yeni, antikoagülan kullanan, yüksek risk faktörüne sahip Serebrovasküler hastalığa bağlı yarım felçli hastalar (hiç girmeseler daha iyi ), 
Epilepsi ve benzeri nöbet geçiren hastalar, 
Akıl hastaları ve ağır psikolojik problemleri olan hastalar, 
İleri yaşta ve düşkün hastalar, 
Aşırı şişman hastalar, 

KAPLICA TEDAVİSİ UYGULANMASI

KAPLICA TEDAVİSİ NASIL UYGULANIR ?
Tedavi süresi ve şekli; hastanın ve hastalığın durumuna, suyun özelliklerine göre belirlenir, 
Tedavi süresi ortalama 2-3 haftadır. Toplam banyo sayısı 15-20 civarında tutulur. 
Kürler günlük veya günaşırı yapılır. Günlük kürlerde haftada bir gün ara verilir. 
Banyo süresi 5-25 dakika olarak belirlenir.Süre başlangıçta az tutulur, giderek artırılır. 
Banyo kürleri genellikle sabahları hafif bir kahvaltıdan sonra uygulanmalıdır. 
Yeterli sıvı desteği sağlanmalıdır. 
Hastalar kürden önce mutlaka mesane ve bağırsaklarını boşaltmalıdır. 
Banyo içinde en rahat pozisyonda durulmalıdır. 
Suyun kaldırma kuvvetinden dolayı su içinde egzersiz kolay yapılır. 
Su içinde hareket deriden mineral ve gaz emilimini artırır, 
·Fazla hareket dolaşım sisteminde aşırı yüklenmelere sebep olur. 
·Banyodan sonra hasta iyice kurulanmalı ve iyi havalandırılmış bir odada 30-60 dakika dinlendirilmelidir. 
·Kaplıca kürü esnasında sebze ve meyve ağırlıklı gıdalar tercih edilmelidir. 

Oylat Kaplıcaları

Bursa- Eskişehir karayolu üzerinde, İnegöl’e 27 km mesafedeki OYLAT Kaplıcaları; Uludağ’a sırtını dayamış olup, iki tarafı yemyeşil vadiler ile çevrili bir yamaç üzerine kurulmuştur. Oylat deresinin suladığı vadi çok güzel ve dinlendiricidir. Uludağ’ın kar suları ve civardaki kaynaklarla beslenen bu dere, yarım saat kadar mesafede, ormanın içinde güzel bir şelale yapmaktadır. Bu dere nefis alabalığın da yatağını oluşturmaktadır.

Deniz seviyesinden 840 metre yüksekte olan Oylat kaplıcası, Uludağ eteklerinde dağ ve iklim tedavisi için de gerekli bütün özelliklere sahiptir.

Oylat güzel dağ iklimi, Uludağ’ın eteklerindeki fevkalade temiz havası ile birleşen şifalı su tedavisi birçok hastalığa çare olmaktadır.

  • Romatizma
  • Kireçlenme
  • Siyatik
  • Hipertansiyon
  • Ağrılı sinir hastalıkları
  • Sürmenaj
  • Çocuk felci
  • Endometrit
  • Kadın hastalıkları
  • Malsaf ankilozları
  • Stres
  • Sinir yıpranmaları
  • Fizik tedavisi
  • Kırık sekeler
  • İdrar yolları iltihabı
  • Taş ve kum düşürme
  • Mide ülseri

Oylat Kaplıcası, oligometalik, hipertermal, radyoaktif, az kalsiyum sulfatlı suların bütün özelliklerine sahiptir. İklimi, yerinin güzelliği, suların bolluğu bu kaplıcanın değerini arttırmakta, endiksiyonlarını genişletmekte sıhhi ve turistik değerini çoğaltmaktadır. İçme ve yıkanma suretiyle faydalanılan kaplıca suyunun debisi sn.55 lt.’dir.

Radyoaktif kaplıca suyunun vücut hücrelerinin faaliyetini kamçılayıcı, denkleştirici ve iç ifrazlarını arttırıcı tesiri dolayısıyla ruhen ve bedenen yorgun kimseler Oylat’ta yapılan 3-4 haftalık bir tedaviden sonra eski enerji ve zindeliklerini kazanırlar.Bir kaplıca beldesi olan Oylat yılın oniki ayı müşterilerine hizmet vermektedir. Her mevsimi ayrı güzellik taşımaktadır. Kasabı, bakkalı, fırını, kahvesi, küçük köylü pazarı ve lokantaları ile küçük şirin bir köy hüviyetini alır.

Karaçayır Kaplıcası Zonguldak

 Merkez ilçeye bağlı Kozlu bucağındadır. Alkalin ve toprak alkalin olan sular, romatizmal hastalıkların tedavisinde etkilidir.

Bostanbükü İçmesi Zonguldak

 Safranbolu ilçesindeki içme; mide, bağırsak ve karaciğer hastalıkları üzerinde iyileştirici etkiler gösterir.

Kozlu (Aşağıçayır) Kaplıcası Zonguldak

 Zonguldak-Karadeniz Ereğli karayolu üzerinde ve Kozlu beldesine bağlı Aşağıçayır Köyü sınırları içinde Ilıksu Kaplıcası bulunmaktadır. Kaplıcanın su debisi 10 lt/sn, sıcaklığı ise 27 derecedir. Termal su içme tarzında kullanıldığında, mide, bağırsak ve karaciğer safra yolları üzerinde, dış uygulamada ise (banyo tarzında) içerdiği radyoaktif elemanlar sayesinde ağrılı sendromlarda olumlu etkisi görülmektedir. Ilıksu Kaplıcası, İl Özel İdaresi tarafından yatırım programına alınmış olup, şu anda kaplıca üzerinde ya da çevresinde herhangi bir tesis yoktur.

YERKÖY KAPLICASI YOZGAT

YERKÖY KAPLICASI

Yerköy ilçesinde Ankara  Yozgat karayolunun 7. km. içerisinde olup, Yozgat iline uzaklığı 47 km.’dir. Yapılan kimyasal ve fiziksel analizler sonucu klorürlü sülfatlı sular grubundan olan bu suyun bilinen en belirgin özelliği cilt hastalıkları ile ro matizmal hastalıkları iyileştirici olmasıdır. Ayrıca nevrit, nevralji, kırık  çıkık sekelleri, kadın hasta lıkları ve kronik romatizmal hastalıklara karşı kaplıca tedavisine uygun olduğu belirlenmiştir.